Kanser çok
yaygın görülen bir hastalık, tıp çevreleri her üç
kişiden birinin kansere yakalanacağını öngörmektedir.
Kanser teşhisinin yarattığı stres ve kaygı da çok
yoğundur. Meme kanseri teşhisi konan kadınlar bunu
sonradan ‘hayatımın en stresli günleriydi’ diyerek dile
getirmişlerdir.
Kanser tanısı için ameliyat ve biyopsi oldunuz veya
radyasyon terapisi ve kemoterapi görüyorsanız strese
girmeniz ve karışık duygular yaşamanız doğaldır. Kendi
bedeninizin size ihanet ettiğini düşünebilir, kızgınlık
duyabilir, üzülebilir, şaşkınlık içinde olabilir ve
ağlayabilirsiniz. Böyle bir durumu sadece kendinizin
yaşadığınızı düşünebilirsiniz.
Kanser tanısı
konan kişiler ve aileleri pek çok güçlüklerle baş etmek
zorunda kalırlar; korku ve yenilmişlik duygusu duyarlar
ve kendilerini yalnız hissederler. Bu güçlüklerle baş
etmek zor gelebilir; destek olan aile üyeleriyle ve
arkadaşlarıyla bile konuşmakta zorlanabilirler.
Bilim
çevreleri destek gruplarının kanser tanısı konmuş
kişilerin yaşam kalitesini zenginleştirdiğini kabul
etmektedir. Destek grupları gruba katılanları
bilgilendirmektedir, yalnızlık ve çaresizlik duygularını
yenmelerine yardımcı olmaktadır. Araştırmalar, kanser
tanısı konmuş kişilerin, aynı koşullardaki kişilerden
aldıkları destek sonucu hastalıklarının koşullarıyla
daha iyi başa çıktıklarını göstermektedir.
Destek
grupları bu kişilerin kendilerini daha az yalnız
hissetmelerini sağlar, hastalığın neden olduğu
belirsizlikler ve güçlüklerle başa çıkmalarını
kolaylaştırır. Destek grupları aynı hastalığa yakalanmış
kişilerle tanışma ve güçlüklerle başa çıkma yollarını
tartışma fırsatını verir.
Destek grupları gruba katılan kişilerin bilgi
paylaşımını sağlar, başa çıkma yollarını öğretir,
kaygının azalmasına yardımcı olur. Destek grupları gruba
katılanların ortak sorunlarını paylaşmaları ve
birbirlerine duygusal destek vermeleri için ortam
sağlar.
Ohio
Devlet Üniversitesinde 2003 yılında yapılan bir
araştırmada meme kanseri teşhisi ile yeni ameliyat olan
bir grup kadının stres belirtileri, destek kaynakları,
beslenme biçimleri, egzersiz yolları ve sigara içip
içmedikleri araştırılmıştır. Ayrıca bağışıklık
sistemlerinin ne derece iyi çalışıp çalışmadığı da test
edilmiştir.
Araştırma bulgularına göre araştırmanın başında
kadınların hepsinin stres düzeyleri çok yüksekti ve bu
durum sağlık durumlarını etkiliyordu. Kansere bağlı
ortaya çıkan stres düzeyinin yüksekliği bağışıklık
sistemini de olumsuz etkilemekteydi. Bağışıklık
sisteminin stresten olumsuz etkilenmesi kadınları birçok
hastalıklara ve hatta kansere karşı bile savunmasız
kılıyordu.
Daha sonra
kadınları iki gruba ayırmışlar; birinci grup daha küçük
gruplara ayrılmış, sağlıklarının ve tedavilerinin
konuşulduğu düzenli grup toplantılarına katılmışlar.
İkinci grup ise herhangi bir grup toplantısına
katılmamış. Dört ayın sonunda bütün kadınlar
araştırmanın başında sorulan aynı sorulara tekrar cevap
vermişler ve aynı araştırmalardan geçmişler.
Küçük
gruplara katılan kadınlara stres azaltma yöntemleri ve
sağlıklı yaşam biçimleri öğretilmiştir. Gruplar haftada
bir toplanmışlardır. Bazı toplantılarda kadınlar sadece
yaşadıklarını anlatmışlar ve birbirlerine destek
vermişlerdir. Stresle başa çıkma yöntemlerinden biri
olan aşamalı kas gevşetme tekniği öğretilmiştir.
Aile bireylerinden ve etraflarındaki insanlardan yardım
isteyebilmeleri için kendine güvenme ve hakkını savunma
eğitimi de yapılmıştır.
Gruplarda
konuşulan en popüler konulardan birisi beslenme
alışkanlığı idi. Hastalar diyetlerinden yağ oranını
nasıl azaltacaklarını, meyve ve fiber oranlarını nasıl
çoğaltacaklarını ve sağlıklı beslenme yollarını
öğrenmişlerdir.
Kadınlara
egzersize başlamaları, sigarayı bırakmaları ve düzenli
ilaç kullanmaları için yardımcı olunmuştur.
Araştırmanın sonunda küçük gruplara katılan kadınların
stres ve kaygı düzeylerinde düşüş görülmüş,
desteklendiklerine dair olumlu duyguları artmış ve
sigara içmeleri azalmıştır. Hastalıklarına karşı da
dirençleri artmıştır. Küçük gruplara katılmayan
kadınlarda aynı gelişmeler görülmemiştir.
Bu araştırma; kanserli hastaların tedavileri ile aynı
zamanda destek gruplarına katıldıkları takdirde beden,
akıl ve duygusal yönden güçlendiklerini göstermektedir.
Yapıları
ve faaliyetleri bakımından değişik destek grupları
vardır. Kimilerine göre destek grupları gerginliği,
kaygıyı, yorgunluğu ve kafa karışıklığını önlemektedir.
Dr David Spiegel’in 1989 da yaptığı bir araştırmaya göre
grup terapisi meme kanserli kadınların hastalıklarıyla
daha iyi başa çıktıklarını ve daha uzun süre
yaşadıklarını göstermiştir. Bu tarihten sonra kanserli
hastalar için oluşturulan destek gruplarına olan talep
artmıştır.
Destek
gruplarının bazıları davranış ve belirtiler (semptomlar)
(Örn. Ağrı, yorgunluk) üzerine, bazıları da duygular
üzerine odaklanır. Destek gruplarının çoğu planlı ve
kısa sürelidir. Bilgilendirici, duygusal ve sosyal
destek sağlayıcı, stresle başa çıkma ve gevşeme (relaxation,
rahatlama) tekniklerini içeren gruplardır.
Kanserli hastalarda stres görülmesi normaldir. Stresi
doğuran faktörler geleceğin belirsiz oluşu, hastalığın
geleceğinin tahmin edilememesi, yetersizlikler ve maddi
zorluklardır.
Stresin en
çok rastlanan belirtileri rahat uyku uyuyamama,
yorgunluk, bedenle ilgili ağrılar, acı, kaygı,
huzursuzluk, gerginlik ve baş ağrısıdır.
Stres
yönetme ve stresi azaltma amaçlı destek grupları aşamalı
kas gevşetme ve yönlendirilmiş imgeleme tekniklerine
odaklanır, hastalara kaygılarıyla başa çıkma teknikleri
öğretilir.
Kimilerine
göre rahatlama (gevşeme) grupları kanserin neden olduğu
ağrıyı hafifletir ve ameliyat sonrası iyileşmeyi
çabuklaştırır. Kimilerine göre gevşeme grupları
kemoterapi nedeniyle ortaya çıkan bulantı ve kusmayı
azaltır.
Gevşeme
gruplarına katılan kanser hastalarının psikolojik
sıkıntılarında ve stres düzeylerinde küçük ama önemli
derecede azalmalar olmuştur.
Gevşeme ve
olumlu telkinler içeren yönlendirilmiş imgeleme
hastaların stres düzeyini azaltır, güçlüklerle başa
çıkma becerilerini geliştirir, psikolojik ve duygusal
yönden destekler ve yaşamlarında değişiklik
yapabilmelerine yardımcı olur. Yönlendirilmiş imgeleme
ilaçlarla birlikte uygulandığında, kanserli hastaların
ağrılarının kontrolünde etkili olabilmektedir.
2005’te
yayınlanan bir Güney Kore araştırmasına göre, 30 meme
kanseri hastasına aşamalı kas gevşetme ve yönlendirilmiş
imgeleme teknikleri konusunda eğitim verilmiştir. Diğer
30 kişilik grup ise hiç eğitim almamıştır. Daha sonra
iki gruba da kemoterapi uygulanmıştır. Aşamalı kas
gevşetme ve yönlendirilmiş imgeleme teknikleri konusunda
eğitilmiş grupta kemoterapiye bağlı olarak ortaya çıkan
bulantı ve kusma diğer gruba göre daha az görülmüştür.
Ayrıca diğer grupla karşılaştırıldığında eğitim gören
hastalarda daha düşük kaygı ve depresyon düzeyi
görülmüştür. Tedaviden altı ay sonra bile eğitilen grup
üyelerinin yaşam kalitesi, eğitim almayan gruba göre
daha iyi olmaya devam etmiştir.
Psikolog Mehtap Tamer
www.yasamatolyesi.biz
mehtap.tamer@yasamatolyesi.biz |