| |
Ihanet, siddet ve madde bagimliligi gibi büyük sorunlar iliskileri etkiler. Ancak bazen önemsiz sorunlar sevgiye en fazla zarari verebilir. Yerdeki kirli çoraplar gibi… Esimizin yemek yerken ses çikarmasi gibi… Dis macununu ortadan sikarak kullanmak gibi… Dagittigi esyalarini toplamamak gibi…Banyonun kapisini açik birakmasi gibi…
Nikahtan hemen sonra olaylar baslar. Hayran oldugumuz, mükemmel insan bizi rahatsiz etmeye baslar. Esimizin havlu katlamayi bilmedigini ve ögrenmeye de niyeti olmadigini kesfederiz. Çekmeceleri açmayi bildigini ama kapamayi bilmedigini kesfederiz. Bulasik makinesini doldurmalari bile bizi rahatsiz eder. Hiçbir zaman istedigimiz gibi temizlik yapamayacaklardir.
Biraz egitimle onlari degistirebilecegimizi düsünürüz ama aylar sonra hiçbir degisiklik göstermediklerini farkederiz. Birinci yilin sonunda hayal kirikligimiz artar ve tartismalara, gözyaslarina, öfke nöbetlerine ve tehditlere baslariz.
Iliskilerde rahatsizliklarin olmasi kaçinilmazdir. Huyu ve tercihleri bizimle ayni olan birisini bulmak hemen hemen olanaksizdir. Bir iliskideki en büyük zorluklardan biri, ‘Iliskimizi bozmadan esimizin bizi rahatsiz eden davranislariyla nasil yasayacagimizdir’.
Her iliskide eslerden biri digerine göre daha daginiktir. Çiftlerin yüzde sekseni, evdeki daginiklik ve karisikligin, iliskilerinde gerginlik yarattigini bildirmektedirler.
Hepimiz dünyaya farkli sekilde bakariz ve birbirimizden beklentilerimiz farklidir. Bunlari belirleyen seyler genetik yapilarimiz, inançlarimiz ve hayata bakisimiz ve dogup büyüdügümüz ailemizle geçirdigimiz yasantilardir.
Çiftler karsidakini rahatsiz edebilecek davranislarini iliskilerinin basinda gizlerler ve ancak evlendiklerinde göstermeye baslarlar. Çünkü evlendigimizde gevseriz.
Rahatsizlik veren davranislarin ilk çikisinda büyük tepki yoktur ama zaman geçtikçe karsimizdakinin hassasiyeti artar. Banyoda yerdeki ilk islak havlu az rahatsiz eder; yüzüncü kez yere atilmis islak havlu ise büyük bir tepki dogurur.
Esinizin sizi rahatsiz eden böyle bir davranisi varsa bunu sevecen bir sekilde dile getirin çünkü bunun sizi rahatsiz ettigini esiniz farketmemis olabilir.
Esiniz aliskanliklarini birakamiyorsa rahatsizliklarinizi tekrar düsünün. Evi iyi temizlemedigine odaklanacaginiza size ne kadar yardimci oldugunu düsünün. Böyle düsündügünüzde sadece sizi rahatsiz eden konuyu çözmekle kalmaz iliskinizi de düzeltebilirsiniz. Eger iliskimizin devamini istiyorsak bazi seyleri degistirmemiz gerekir.
Iliskideki rahatsizlik veren konulari ortadan kaldirmak iki tarafa baglidir. Iliskiyi bozmak da bize baglidir. Soruna nasil baktigimiza baglidir.
Eger esimiz bizi rahatsiz eden bir sey yapiyorsa, bundan bahsetmenin dogru ve yanlis yolu vardir. Eger tatlilikla dile getirirsek esimiz sevgimizden süphelenmez, bunu Psikolog John Gottman ‘yumusatilmis baslangiç’ diye tanimlar.
Esimiz onu kontrol ettigimizi düsünmemelidir. Kontrol edildigini hissetmek çiftlerin yüzde kirkinin sikayet ettigi bir iliski sorunudur. Iliskilerimizde ne yapmamiz gerektiginin bize söylenmesi hosumuza gitmez.
Iliskide iki tarafin rahatsiz oldugu seyler elestiri konusu yapilabilir. Ancak elestirinin kendisi de tehlikeli bir rahatsizlik durumudur. Elestiri bizde, saldirilmis ve sevilmiyoruz, duygusu yaratabilir.
John Gottman’a göre böyle durumlarda erkekler susar ve konusmayi reddederler. Kadinlar da sikayetlerini çogu kez elestiri seklinde dile getirirler. Eslerine, onlarda gördükleri yanlislari ve nasil degistirmeleri gerektigini söylerler. Bu çogu kez istenen sonucu getirmez; erkekler saldiriya ugramis hissederler, savunmaya geçerler ve tarafsiz bir sekilde dinlemezler. Elestiriyle baslayan konusmalar tartismayla biter.
Bu nedenle karsi tarafi suçlamayin, konusmalarinizi ‘sen’ yerine ‘ben’le baslayan cümlelerle yapin ve elestiri yapmadiginiza açiklik getirin. Degerlendirme yapmadan ve hüküm vermeden konuyu tanimlayin ve kibarca neye ihtiyaciniz oldugunu ‘ben’ dilini kullanarak anlatin.
Psikolog Mehtap Tamer
mehtap.tamer@yasamatolyesi.biz
|