|
|


Çocuk ve Stres;
|
 |
|
|
|
|
|
| |
Stresli
çocukların sayısı gittikçe artmakta. Onların stresli
oluşlarını ağlama, avuçların terlemesi, saldırgan olma,
başağrısı ve mide ağrısı, saçla oynama, emme, tırnak
yeme, tuvalet alışkanlığının bozulması ve uyku bozukluğu
gibi davranışlarında gözleriz (Stansbury ve Harris,
2000; Fallin, Wallinga ve Coleman, 2001; Marion, 2003).
Ana babaların çoğu çocuklarının stres yaratan
koşullardan etkilenmediklerini ve çocuklarının strese
karşı bağışıklık taşıdıklarını düşünürler. Onlara göre
çocuklarının temel ihtiyaçları karşılanmaktadır, bir
sürü oyuncakları, arkadaşları ve oyun oynayacak
zamanları vardır.
Ana ya da baba işinden atılırsa çocuklar hem ailenin
maddi sorunlarına hem de ana babanın duygusal
durumlarına uyum sağlamak zorunda kalırlar. Ana babası
sürekli tartışan ve kavga eden bir çocuk çok fazla
streslidir. Aileden birisinin veya evde bakılan bir
hayvanın ölümü ve bir kardeşin doğumu da stres yaratan
faktörlerdendir. Çocuklar zorbalık gösteren diğer
çocuklarla, ailenin başka bir yere taşınmasıyla veya ana
ya da babasının ciddi bir hastalığıyla yaşamasını
öğrenmek zorundadırlar. Arkadaş edinmek, çevrelerinin
taleplerine göre giyinmek veya fiziksel bir özürlerinin
olması onlar için sıkıntı kaynağıdır. Ana babanın
boşanması, çocuğun bir yakınının hastalanması veya
ölmesi ya da çocuğun fiziksel veya cinsel şiddet görmesi
daha yoğun stres yaratan faktörlerdendir.
Okul sorunları stres yaratan faktörlerin başında gelir.
Derslerde yüksek not almaları beklenir ve küçük
yaşlardan itibaren sürekli sınavlara hazırlanmakta ve
girmektedirler. Stres yaratan faktörler çok yoğunsa ve
uzun süreli ise çocuklara zarar vermeleri kaçınılmazdır.
Çocukların bağışıklık sistemini etkileyerek onların
hastalanmalarına yol açabilirler. Her gün karşılaşılan
olaylar bile uyku ve yeme bozukluklarına yol
açabilirler. Çocuklar çabuk kızan ve öfkelenen biri
olabilirler veya okul başarıları etkilenebilir.
Çocuklar stresli oluşlarını bir çok şekilde
gösterebilirler. Stres belirtileri: Okul performansının
düşmesi; dişlerin gıcırdatılması (özellikle geceleri);
ağlamanın artması; günlük hayatla başa çıkamama
(örneğin; okulu zor bulmaya başlama gibi); yatak
ıslatmaya veya parmak emmeye başlamak; ana babadan
ayrılmak istememe; okula gitmek istememe veya okuldan
kaçma; kolayca ağlama; çok fazla yorgunluk, üzüntü duyma
ve depresif olma; huysuzluk yapma; sinirlilik; fazla
hayaller kurma; baş ağrıları; kötü rüyalar görme;
resimlerinde kötü şeyler çizmesi; arkadaşlarıyla ve
okulla ilgilenmeme; surat asmanın fazlalaşması; göz
temasının azalması; mide rahatsızlıklarının ve
hastalanmanın artması; karın ağrısı; kol bacak veya
eklem ağrıları; daha fazla kazaya uğrama; ishal veya
kabızlık; aniden kilo verme veya alma olabilir (Palmer,
Cooper ve Thomas, 2003).
Araştırmalar, stresin, 10 yaşından küçük çocukları daha
olumsuz etkilediğini göstermektedir. Yoksulluğun ve
şiddetin yaygın olduğu çevrelerde yaşayan veya okulda
zorbalık gören çocukların daha fazla stresli oldukları
görülmektedir (Mc Loyd, 1998).
Psikolog Mehtap Tamer
www.yasamatolyesi.biz
mehtap.tamer@yasamatolyesi.biz |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|